Şimdi görürsünüz



Metin GÜLBEYAZ

Yazar: Metin GÜLBEYAZ

 

Olay 1950'li yıllarda geçer. O günlerde karayolu ulaşımı yeterli olmadığı için ağaç tomruklarının taşınması, Aksu deresinin ilkbahar dönemlerinde taşması sonucu suyun sellemesi ile gerçekleşmektedir. 
15 yaş üzerindeki birçok köyümüz gençleri bu "kütük selleme" işinde çalışmaktadır. Başlarında "amele çavuşu" denilen bir sorumlu ve ona bağlı işçiler grup grup Aksu deresinin belli bölgelerinde eğreti çadırlar kurarak geceleri konaklamakta, gündüzleri ise çalışmaktadırlar. 
Yoksulluk vardır. Genellikle evden götürülen günlük veya haftalık yiyecekler (mısır ekmeği, kızartılmış yufka, çökelek, içinde salatalık da olan fasulye turşusu vb.) dışında konaklanan yerde yapılan bazı yiyeceklerle de beslenilmektedir. 
Yaklaşık 15-20 kişilik gruptan birgün yöreye özgü ısırgan otu toplanılması istenmiştir. Isırgan toplamaya Ishak Aydın (Omaroğullarından) ile Emin Çakır (Yetimin) görevli giderler. Bir süre sonra İshak çadıra dönmüş ve tin tin (kıs kıs) gülmektedir. Niye güldüğünü soranlara: "Şimdi görürsünüz" der, başka birşey söylemez ve gülmeye devam edermiş. 
Gerçekten de biraz sonra kapıda biri belirmiş. Bu tepeden tırnağa ıslanmış bütün giysilerinden sular dökülen Emin'miş. Bir yandan da "Piç! Eşoğuleşek! Nebri! Nerde o?" diye sövüp sayarak hışımla oradakilerin içinde Ishak'ı ararmış. 
Meğer gittikleri yerden dönüşte bir su kanalının üstünden geçmeleri gerekiyormuş. Erken dönen Ishak'ın aklına bir muziplik gelmiş. Su kanalının üstünden geçmek için kullanılan ve köprü görevi yapan kalası kaydırarak tuzak şekline dönüştürmüş. Ardından gelen zavallı Emin ise hiçbir şeyden habersiz, kalasın üstünden geçerken kalasla birlikte suya gömülmüş. 
İşte Ishak'ın "Şimdi görürsünüz" deyip de bir türlü söylemediği gülme nedeni bu olaymış.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazıya 0 yorum yazılmıştır.

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

« Daha yeni sayfalar:: Daha eski sayfalar »